Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

ZaMaNLaMaM AŞk


Free Cursors








direnmekti aşk öncelerde..
sana, bana, duygularıma..
bir çift dünya gibi gözlerini gözardı etmekti..
korkaklıktı belki de..



kendimi aştığım, yüreğimi aştığım vakit;
yine karşımdaydın işte..
şaka gibiydi..
kızarken, beklerken ve özlerken buldum kendimi
bak şimdide gülerken...



gururumu, inadımı, şımarıklığımı zaptedemediğimde
bir hışımla sana koşup geldiklerinde
sevimli bir bakışla karşıladın hepsini.
sana gelmeselerdi..
hani tutabilseydim..


yazsaydım satır satır içimden gelenleri..
burdan sana yol olurdu.
ve bu kez de kızarken sevdim seni..!




yüzünü göremediğim saatlerde;
hani şehir yoğun,
insanları,
sen - ben,
şarkılarını dinledim,
okudum mesajlarını..
bilsen ertesi günlere ne rüşvetler verdim
biran önce geçsinler diye..
bu kez de seni özlerken sevdim işte..!



içim içime sığmadığı vakitlerde;
bir kağıda bir kaleme tiryakiliğim oldu..
hep ol diye,
hep sevil diye,
tam da şimdiki gibi;
şiir yazarken sevdim seni..!

Bu şehir...!


Free Cursors


Hep böyle sensiz mi bu şehir?
Hep böyle ayrılık mı kokar?
Hep geceye küskün müdür güneşlerim?
Hep sevdaların sonunda ayrılık mı var?...


ßir karar ver artık! Ya hayatını seç,ya kalbini.. Gecelerim ağlıyor gidişinden beri.. Ayrılık çalıyor saatlerim.. Ve öyle masum masum bakıyor çerçevendeki son resmim…


Rüzgarlar kan çanağına dönmüş, nedir bu ayrılık bu kararsızlık!
Ağaçlar hayata küsmüş, açmıyor çiçekleri, nedir bu kimsesizlik bu yalnızlık!
Güneş yerini bulutlara bırakmış, nedir bu karamsarlık!!


Küçüğüm..
Ufak bir veletim kiminin gözünde.. Kiminin gözünde kocaman bir kız. Kimi bana şaşkınlıkla bakar, kimi tanımaz geçer önümden.. Kimi sevdayla,aşkla yoklar beni, kimi ise umursamaz güler geçer.
Dedim ya, küçüğüm ben.. Ne yapsalar anlamam.Safım ben…


Çayım soğumuş, içmem gerek..
İzin ver gideyim. Al kalbimi de,senin olsun. Ama izin ver bari bedenimi götüreyim..



Hep böyle sensiz mi bu şehir?
Hep böyle ayrılık mı kokar?
Hep geceye küskün müdür güneşlerim?
Hep sevdaların sonunda ayrılık mı var?...


Küsmüş şehir geceye..
Oysaki şehrimde, gecem de sendin,gündüzüm de! Gece’mdeki ay’mdın sen.. Gündüz’mdeki güneş.. Oysaki şimdi şehir küsmüş geceye.. Ne yapsa ne etse nafile.


Sigaramdaki külüm düştü düşecek.
Gitmem gerek..


İçtiğim bir damla suyumda sen, kokladığım bir tutam çiçekte sen!
Özledim şimdi zavallı yüreğini.. Hep zavallı gördüğüm için seni, zavallı büyüyorum şimdi!


Üstüm ıslanmış yağan yağmurunda..
Gitmem gerek..


Aşk senden birkaç adım uzak..
ßirkaç beden büyük sana..
Tamamlamak isterdim yerini ama, şimdi gitmem gerek…

Bana Birşeyler Söyle


Free Cursors


Bana Birşeyler Söyle

Hadi bana bir şeyle söyle
Gözlerim dinlensin gözlerinde
Beni yanlızlığın koynuna itme
Bir ömür hisset beni teninde...

Ben hiç bıkmadan,sen hiç susmadan
Dizlerime uzan,bana birşeyler söyle..

Hadi bana birseyler söyle
Yüreğin dinlesin yüreğinde
Beni akşamlara bırakıp gitme
Bir ömür hisset beni teninde..

Ben hiç bıkmadan,sen hiç susmadan
Dizlerime uzan,bana birşeyler söyle...

DuR GitMe.. KaRa GözLüm GitmE..!!!


Free Cursors

Yar gidiyor soğuk gecede
Yüreği ihanette yüreğime
Ah duvarlar benim sırdaşım
Aman vermiyor hasret benim bedenime

Bir çıglık kopuverdi gecemde.Bir feryad idi yürekleri daglayan.Ölümdü sanki yoklugun, yokluktu sanki acı olan.Herşey o andan itibaren başladı.Kırılan ümitlerim birer birer savruldu yokluguna.Ardından bir acı tebessum kaldı dudagımda.Bir ayrılık şarkısının bestesi düştü dilime ve gözyaşlarım....

Dur dinle
Kara gözlüm gitme
Yapma bana küsme
Özlüyorum deli gibi muhtacım sevgine

Gidişinin en agir cezasını onlar çekiyordu belkide.Soguk bir ten kaldı ardında.Unutamadıgım teninin kokusu tek tesellim.Dusaklarındaki o masum sıcaklık, artık dokunamadıgımsın sen..
Ulaşamadıgım , hasretimsin....!

Son bulsun ah derin ayrılık
Tükensin acılarım geldiğinde
Ah sokaklar benim yoldaşım
Kahrolsun o mutsuzluk
Dön gönlüme

Yokluguna şiirler yazcagımsın.Şiir gözlüm gül tenlim.Artık yokluguna yakıyorum geceleri.Güneş artık sensiz doguyor buralara.Daglar arık geçit vermiyor imkansız aşklara.Sevdam yarım klamışlıgım yine yoksun işte.Yine buralar sensiz ben sensiz bu beden sessiz.

Dur dinle
Kara gözlüm gitme
Yapma bana küsme
Özlüyorum deli gibi muhtacım sevgine


Yollar ayrılsa bile hala içimdeki sızısın.Senizlige giden hangi yola sapsam,sonunda hem sana varıyorum kara gözlüm.Uzagı yakın biliyordum sen yanımdayken... Şiir gözlüm uzat bana ellerini gitme...
Son bir tebessum, son bir şans...!
Gitme Kara Gözlüm Gitme
GİTME....

Sen Papatyamsın...


Free Cursors







Sen geceleri uyuyamadığım uykum



Tutamadığım hayalim


Karanlık rüyalarımın meleği
Sabahımı aydınlatan ışık
Bitmeyen nurumsun...



Kalemimde mürekkep


Kitabımda mana


Anlayamadığım gizemli şiir
Şiirleriminse tek anlamı
Bitmeyen nakaratımsın...


Sevgimle beslediğim
Yüreğimde avuttuğum
Kanıma can katanım
Ağlarken güldürenim
Doğmayan bebeğimsin...


Soğuk kış gecelerinde



İçimi ısıtan ay ışığım


Güz yorgunu,bahar vurgunu
Yüreğimde açan çiçeğim


Sen papatyamsın...

"Senden gitmem gerek."


Free Cursors
"Senden gitmem gerek."

diye başlayan bir giriş yapmam gerek. Farkındayım. Senden gitmem gerek de bunu sana nasıl anlatacağım. Tüm hücrelerim sana sevda çağlarken, nasıl inandıracağım seni büyüyü bozmamız gerektiğine.


 


 

Ben seni "gerçekten" severken gidebilcek miyim ya da gitmeyi becerebilecek miyim, o da ayrı bir soru. Kendime soramadığım, sorduğumda yanıtsızlığına ezildiğim bir konu.



 

Seven yürek herşeye katlanabilir mi? Bir herşeyin içine ne kadar çok şey sığar?



 

Sorular karmaşık ve muammalı zamanlar. Bir gidiş var niyette lakin becerebilecek miyim?



 

Gözlerimi erittiğim aklıma geliyor yüreğinde demlenirken ömrüm. Tüm kelimelerin sana çağlarken, kuruyup kalıyor sevdana kifayetsiz sedalar.


 

Senden gitmem gerek... Bunu sana anlatmanın bir yolu var mı?


 

Yok sanki...


 

Kulaklarımda hep aynı yankılar. "Beni yarın daha çok sev!"


 

İyi de bunu kabul etmiştim, peki verdiğim sözleri hangi kuyuya atmalı şimdi. Hangi yolu yol bilmeli kendime? Yaşamak olacak ya adı giderken bile, yeniden yaşamayı dilemem gerek. Çok zor olacak bu gidiş. Yalandan bir maskeyi takınıp, sahneye çıkmak gerek:


 

Ben seni sevmedim ki hiç zaten. Sırf bu yüzden bitmesi gerek.


 

Uydurduğum yalanlara inanmaya kendimden başlayarak, giderken ardıma bakmamam gerek. Ben giderken sen seni okursan bende, bilirim gitmemi kabul etmezsin. Ama becerebilmeli gitmeyi yürek.


 

Yanarak,


 

Yıkılarak,


 

Hıçkırarak,


 

Severek,


 

Vazgeçerek



 

...


Böyleyim ya; severken susmam, yalanlar uydurmam, senden vazgeçmem gerek...

En Uzak MeSaFe ..


Free Cursors


En uzak mesafe
ne Afrika'dır,
ne Çin,
ne Hindistan,
ne seyyareler,
ne de yıldızlar geceleri ışıldayan...
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir birbirini anlamayan...

En uzak mesafe iki göz arasındaki mesafedir
Birbirini göremeyen
En uzak mesafe iki kalp arasındaki mesafedir
Birbirni hissetmeyen...

Meçhuleye Mektuplar..!


Free Cursors



Selam!
Selam olsun hüzne ve kedere,
iyiliğe ve kötülüğe,
güzele ve çirkine,
hayata ve ölüme.

Son zamanlarda dualarımı kaybettim.
Be  lki yanlış bu. Belki değil, düpedüz öyle işte.
Kaybolan benim. Kaybettim yönümü, yöremi.
Hatırlatıcılarım küskün, onlar benden beter.
Kimdim ben?
Hangi savaşın naralayıcılığında kısıldı sesim?
Neydi çektiğim dert, neydi tasam?
Gözaltlarıma çöken morluk hangi kederin tortusu?
Dilimdeki bu acı tat, tuz mu desem…
Bilmiyorum.
Bildiğim,
bir yanlışlık, bir dalgınlık belki, kasıt yoktur eminim,
ama kanayan bir yaram vardı benim,
sanırım,
mutlak ve ağır bir yanlışlıkla
-kasıt yoktur eminim- alıp götürmüşsün onu da.
Bana ait tek şeydi, kanayan yaramdı o benim.
Kimsenin sahiplenmediği, hani derler ya
yolda bulunsa alınmaz,
benden başkasınca katlanılmaz,

 



hele hele bunca yıl saklanılmaz bir yaraydı o.
Bana yaşamayı öğreten, hayatı anlatandı.
Bunca yıllık migrenim, sinüzitim, iflah olmaz romatizmam,
derde deva kalp krizim, her şeyimdi.
Yaramı lütfen, geri istiyorum.
Korkuyorum bilemeden merhemlersin diye.
Korkuyorum korkarsın diye.
Korkuyorum bir hal olur yaramı yaralarsın diye.
Yaramı lütfen, kanayan yaramı, geri istiyorum.
Aklımdayken bir de, unutmadan hani, şey diyecektim.
Camda asılı kalan bir yağmur damlası gibi,
bir gülün yaprağındaki ter gibi
bir damla gözyaşı buldum, birkaç gün önceydi.
Anahtarı almak için paspasa eğildiğimde gördüm
eşiğin bir kenarında duruyordu.
Al işte dedim, oldum olası dağınıktı zaten.
Ulan adam gözyaşını unutur mu be dedim.
Alıp onu kaldırdım. Sonra kendi kendime
bir çift olmalıydı bu dedim.
Varıp ikincisini aradım,
bulamadım.
Endişelenmene gerek yok.
Bulursam onu da saklarım.

Kâğıt ve kalemden nefret edersin biliyorum,
yazarsın kim bilir, yine de mektubunu bekliyorum.
Bir de lütfen, kanayan yaramı geri istiyorum.


BaNa Bu DaNsı LüTfeDeRmiSiN:)


Free Cursors

Dünyama gelip de hemencecik gidişinin üzerinden aylar geçti.
Sen belki çoktan unuttun beni ama
ben seni hep sevdim,
Hem de ilk günkü gibi.
Geceler boyu, yalnızlıkla dans ettim.
Tıpkı seninle olduğu gibi.
Ama artık yalnızlıkla dans bitti.
Geceleri paylaştığım biri var, aynı senin gibi.
Sanki sen geri gelmişsin hayatıma.
Oysa hayatıma gelen, bırakıp da giden değil.
Ben her ne kadar ikisine de "sen" desem de...
Bu seni çok sevdim ben.
Simdi seninle dans etmek istiyorum.
Öteki seni istemiyorum.
Hani bırakıp da giden seni...
Görüyorum ki, zorluklara, sorunlara, acılara rağmen
dans etmeyi oğrenmişsin.
Bana bu dansı lütfeder misin?

Yine gidiyorsun…hiçbirşey bırakmadan Ve ben…son kez bakıyorum ardından…


Free Cursors

 Yine gidiyorsun…hiçbirşey bırakmadan Ve ben…son kez bakıyorum ardından… Hangi Ayrılık?

Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz?
Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?

Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın?
Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?

Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye?
Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye?
Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren?
Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren.
Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline?
Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde?
Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?
Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?
Hangi cama kafa atsam?
Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?

Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.
Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.
Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?
Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?
Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?
Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?
Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın?
Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?
Hiç sanmam! ...
Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! .
Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.
Hangi mübarek dua,
Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?
Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye?
Olur mu be! . olur mu?
Bu da benim gibi adama yapılır mı?
Aşk dediğin mendil mi?
Buruşturup bir kenara atılır mı?
VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?

Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden?
Hangi pense kopardı bizi birbirimizden?
Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?
Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini?
Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı?
Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı?
Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti?
Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?

Dağ gibi adamı eze eze! .....
Hangi anası tipli parlak çömeze,
Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?
Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı?
Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı?
Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı?
Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı?
Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni?
Ve! .. Hangi su bağışlatır?
Hangi musalla temizler seni?

Bu Nasıl Ayrılık? ...



Get your own Chat Box! Go Large!
  • Image Hosted by ImageShack.us