| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

!!! aşkını helal et !!!


Free Cursors
 
ey sevdiğim aşkını helal et...
boğazımda kalmasın şiirlerim
hakkını helal et...
rüzgara borcum kalmasın...
cümlelerimin arasında kaldığın için
seni sözle anlatabildiğim için
hakkını helal et...
hiç dokunmadığım ellerini öpme hayalinde bulunduğum için
bana hakkını hellal et...
rüzgarı kıskandığım için,sadece saçlarını o okşadığından
kıskançlığımdan rüzgar gibi olmayı düşlediğim için
hakkını helal et...
yanındakine kin beslediğim için beni affet...
gözlerinin yeşilini en yeşil diye sevdiğim için
oysaki hiç görmediğim o güzel gözlerine
yeşili yakıştırdığım için
bana hakkını helal et...
dillerindeki şarkının öznesini kendımce ben yaptığım için
yüreğine zorla ben düşürdüğüm için
hakkını hellal et
sana siyahları giydirdiğimden
saçına da siyah gülü iliştirdiğim için
hakkını hellal et...
hüznü sana mesken tuttuğum için
beni affet...
seni görmeden sana aşık olduğum için
aşkını bana helal et...

Hangi yarınla Sevmiştin Beni


Free Cursors

zaman gün ağırırken gözlerin vurur en yalnız yanımı
sensiz dönmeyen bu dünya bak şimdi bir bir renklerini yitirir gözlerimdeki güneş bütün zemherilerle dökülür bu şiir dudaklarımdan
gözlerine kirpiklerini ben görmeyeyim diyemi kapattın sevdaya..
bıraktım kendimi yaşamaktan uçurumlara ruhumu pazarladım anılarımı geri versinler diye
içimde hiç bir söz kalmadı bilmediğin sitemlerim gitme deyişlerim neye yarar.
neye yarar gelmelerine sakladığım sevinç çığlıklarım
söyle
hangi yanınla sevmiştin beni..
adın "gülsün" içinde yüzümdeki tebessümlerin katili oluveririm seni düşündükçe
yaralarım kendi ellerimden alırım sevdayı
en çocuksu yanım ağlayıverir öksüz kalırım
sen kokar tenim bedenimde yanmadık cehennem bırakmaz yüreğim ellerimden düşüverir
gidişlerine kan doldurup içerim geceleri susarım kimseler anlamaz dilimden konusurum söyleyemem adını
nasıl böyle sevmekten uzaklaştığını sorarım sen susarken bile ben anlarım
Sevemiyorum seni!
sevme sevmekten uzakken beni
yoluma çıkmayan yol ararsın bulmamak için
sen en büyük günahım olursun geceleri infazıma bahaneler ararken
anarım seni adını vururum Sen yoksun mühürleriyle şiirlerime susarım
suskunluğum olursun hiç susmadıgın zamanlarıma
sustum..

sağırlaştım sana, sevdaya söz vermedim senden sonram
olmadı
sözlerine bıraktığım "aşk" yalnız
şimdilerde en sensiz yanım şimdi benden sessiz bana uzak
en çok sana yakın varoluşunun umudu getirmez seni
döndürmez geriye hiç birşeyim ayrılığı yazdın kadere beni böyle ... kederleriyle
bütün dön cümlelerimi susturup gidiyorsun.. hadi git.....

Susuyorum....Şahidlerim Şahidim Olsun....


Free Cursors




Hasretimi abakuslerdeki boncuklara sigdirip sayiyorum. Vuslata ramak kala bitiyor boncuklar...
Ebem kusagina boyanmis gokyuzu sahidim olsun, alnindan optugum topragim sahidim olsun. Ozlemlerin sahidlerimi yildiriyor....




Yine bir sondayim.. Baslangicini bilemediklerimin sonlarini yasiyorum.. Bitisleri artik kabullenmiyor yuregim. Yitirdiklerim sahidlerimi kusturuyor....




Guluslerin; saklanbac oynayan cocuk telasinda, guluslarin;ruzgarda dans eden saclarimin dagilisinda , guluslerin; yuregimin kipirtisinda..
Guluslerin sahidlerimi guclendiriyor....





aaaat dusuncelerin geliyor aklima ve gunesi nasil alnindan opmek istedigini hatirliyorum...Ici dolu olan bosluklarda ariyorum seni. Bosluklar gunese inat golgeni bile yansitmiyor. Oyle bir yoklugun var ki bosluklari bile kiskandiriyor....



Yokluguna yazdigim bunca seyden sonra , birde varligin dusuveriyor aklima.... Tek kelme edemiyorum....



Varligin susmalarim oluyor, susmalarim ise ozlemine donusuyor..Sonra sahidlerim bitiyor yanibasimda..Guluslerin geliyor hatrima...




Sonralar sonralarin takibinde gidiyor..
Simdi mi?
Sadece dolu bir bosluk!!!
Susuyorum....
Sahidlerim sahidim olsun....

Tersinden Mektup [Son !..]


Free Cursors

Tekrar buluşmamak üzere diyor ve son bulduruyorum sözlerim…

Tersinden başlayan bir hayatın son sözleriydi belki de yazdıklarım. Sondan başlayan bir yazının elbet bitmek üzere olur mürekkebi de kaleminin ama zaman geçer bir film parodisinin tersine sarılımı gibi doluluğa ulaşır kalemdeki mürekkep…


Gönül denilen iki telli çalgının hep bam teline vurur mızrap ve sondan başa akar zaman öyle ki başlangıçtaki sona ulaşır ölümsüz mektuplar…

Kalem son selamını verir ve üç noktalık bir zaman birimine sığdırır yaşanılası onca öyküyü.

Belkide ölümsüz tabuları yıkmak namına başlamıştır tersinden gelen mektuplar. Her düz yazıda her şiirde ölümsüzleşen aşkı öldürmektir niyetim ya da hiç doğmamasını sağlamak olsa gerek tersinden gelen mektuplar…

Nihayetinde başa ulaştı yazdığım bütün terslikler. Ben ulaştım aşk ulaştı en başından başladık yaşamaya.

Eldemidir acaba yeniden aşkın doğmamasını sağlamak başa sararak yeniden kurguladığım gönül filminde yeniden yapılandırdığım yaşam kalelerinin yerle bir olmasını engellemeye yetecekmi çabalayışlarım.

İşte koskoca bir soru işareti beynimin göbek taşında. Yaşananları sildiğim karalama defterinin tertemiz sayfasına aynı cümlelerimi yazacağım yeniden. Yeniden başladığım hayat kavramında daha tecrübeliyim derken yine çelme takan bir Leyla olacakmı ayaklarıma…

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak derken düşermiyim korkusu Yusuf misali kuyulara mecnuni ifadelerle bir bedevi timsali düşermiyim çöllere… En azından akıllandığım kesin boyumdan büyük kelimeleri çıkardım kelamımdan aşk ta neymiş ya da yanılmam asla demiyor diyemiyorum…

Aşk sözcüğü daha bi somutlaştı beynimin mantık iradesinde yaşıyorum o halde aşk gerçek ve kimbilir düşerim belki ansızın bir Leyla’nın tutanaksız göz çemberine…

Ne garip hallerdeyim aslında değil mi?
Doğmasına engel olmaya çalıştığım aşk logaritmasını aklımla gönlüm arasındaki tezat ilişkide nükleer bombardıman oluyor aşkın çilekeş öyküsünde.


Tartışmasız an itibariyle döndüm ben aslında en başa. Kendim yazdım kendim oynadım ve en sonunda başa sardım oynadığım gönül sinemasındaki hengameli kareleri. Bundan sonra oynayacağım oyunlarda başa dönmek istemiyorum. Üç dakikalık bir kısa filmi geriye sarmak üç yıl alıyor ömrümden bu arada zamanda gidiyor kendi bildiğince…

Geriye kalan birtek selam vermek kaldı yeni başladığım hayata nasılsa devamı gelir mantığıyla aslında akla ve mentığa tamamen zıt kavramların başlangıcından yeniden başlıyorum kalan zamanımın bir noktasından…

Esselam yeni yaşantım…
Esselam yeni aşkım.
Esselam yeni doğmuş umutlarım… Esselam…


Nasılsın?

Bilmem hangi saatindeyim zamanın


Free Cursors



Bilmem hangi saatindeyim zamanın

Belki bir gecedir sensizliğin şafağına gebe kalmış
Belki de gündüzün en kalleş görüntüsüdür

Her bir tarafa isyanımın

Baş gösteren ahı sarılmış

Çek çekebilirsen yüreğini

Kır kırabilirsen…

Varlığın içinde yokluğun o rezil tarafını yaşamak
Her adım atışımda yalnızlığın o ağır yükünü taşımak
Depremlerin en korkuncudur bedenimde
O an çöker gözlerinin o dağ yeşillikleri
Issız ve sessiz ovalara dönüşür
ve farkında olmadan bakışlarımda dans eder
Bırakılmışlığın solgun halleri…

Aşka âşık olmanın güzelliği solar bir anda
Sevinçler biter sevdalar batar
Hüznün makanında söylenir ayrılığın türküsü
Ya bir “gülpembe” olur Barış diliyle
Ya da bir kekilli havası eser en aykırı tarafından
“Ben böyle dünyaya tükürürüm” der

ve çeker gider o korkusuz haliyle…

Sevdaya sevdayı anlatmanın
Hiçbir önemi kalmaz artık
Yüreğe aşkı saklamanın da gereği yok
“Yalan karışmış sevdaya, kır kilidini beni azat et”

Diyen şarkıcının feryadına dönüşür her şey…
İşte sen! Böylesine bir sahtekârlığın
En soğuk olanını koydun ellerime
Umursamazlığınla yaktın o her şeye rağmen
Umursadığım, önemsediğim sevda şiirlerimi
Her satırını yangınlara dönüştürdün
Ateş olup tutuşturdun dizelerimi
Kimliğimdeki beni tanımaz oldum sayende
Kabına sığmaz eşkıyalar gibiyim sanki…
Ama sana inat!..
Tutsaklığın değil kendisi
Bütün harflerini sileceğim kitabından
O yalancı sevdanı vefasızlığına bırakacağım
Yeni umutlarım ve yeni sevdalarımla dolu
Bir dünya kuracağım kendime
İçinde özlediğin ve dilediğin her şey olacak
Aşk dersen aşk, okyanuslar kadar
Tutku dersen tutku, canıma kadar
Yalan yok, riya yok
ve öylesine bir dünya olacak ki bu
Sevmesini bilmeyene sevmeyi öğretecek kadar…

Ben Ağlardım Gün BAtımlarında..!


Free Cursors


Ben ağlardım gün batımlarında. Bir sen bilirsin birde ağaç dalları.

Yapraklar hüznüme koşardı rüzgar feryadıma sen acı bir tütsü olur dolardın yüreğime.
Seni ilkin böyle tanıdım.
Saçlarının rengini hatırlamıyorum ama gözlerin grup vakti kızıllığını andırıyordu. Uykudan yeni uyanmış gibi mahmur. Şiirler okurdum sana ağaç dallarından tutunarak.
Gözlerine bağışlardım bakışlarımı.
Sen çok uzaklarda değil yanı başımda ağlardın ve ben ilhamımı narin göz yaşlarından alıyordum senin.
Sen benim her gün yeniden dirilişim sevincim sevgim oluyordun.
Tıpkı dün gibi uzaksın şimdi.
O zaman varlığının sarhoşluğuyla şimdi de yokluğunun acısıyla ağlıyorum gün batımlarında.
Her gün batımı acı bir tütsü vaftizlenen rüyalarımı kırbaçlayan deli bir hoyrat.
Martılar olurdu mısralarımda denizi yararak ilerleyen vapurlar çocuk sesleri genç sevgililerin taze bakışları toprak kokusu çimen rengi albatros ve de aşk celladının kemendine takılan kaytanlı fosforlu sözler…
Sen şiir gibiydin mısraya benzerdi bakışların.
Gülünce çiçekler açardı yanaklarında bahar olurdu yaz olurdu.
Sen sevdiğim yitip gitmesini istemediğim mevsimdin.
Karlı kış geceleri sımsıcak şöminem umudum ekmeğim aşım kimseyle paylaşmadığım arım züllü yarınımdın. Sen benim masmavi göğümdün.
Gün olur kitaptın avuçlarımda okunan gün olur şemsiyeydin yağmurlardan koruyan ve gün olur “bendin” ”sen” olmayı dilediğim zaman.
Bakışlarını en çok sen olmayı düşlediğimde seyrettim.
Tebessümün okyanuslar kadar derin baharlar kadar narin.
Seviyordum seni tepeden tırnağa.
En çokta bakışlarına hayrandım bakarken gözlerimin rengine.
Ve bir şeyler akardı o an coşkun bir sel gibi yüreğime.
Seninle dolardı tüm azalarım.
Yeni uyanmışçasına bir tüy gibi hafiflerdim esrik bakışlarında.
Kanat çırpardım mutluluk denen o kutsanmış sevdayla sarmaş dolaş olurdum bulutlarda gezinirdim göğe maviliklere değerdi başım.
Sen mevsimdin bağrımda taze çiçekleri olan serin bir meltem gibi umutlarıma ruhuma güzel yarınlarıma dolan.
Sen bir mevsimdin bağrımda.
Yüreğime akan bir ırmak bir pınar.
Aşktın parıltıydın gökler kadar yüce denizler kadar berrak.
Ya şimdi nerdesin ?
Hangi iklimde kimin mevsimisin?
Gözlerin hala grup vakti kızıllığına mı çalmakta hala okyanuslar kadar derin mi tebessümlerin.
Beni unuttun mu ağaç dallarından tutunarak sana şiirler okuduğun gün batımlarını bizi dinlemeye gelen kuşları rüzgarı martıları…
Seni bilmem ama ben hala aynı yerdeyim. Kıpkızıl akşam manzaralarını andırmakta yüreğim.
Döneceğin demleri avlıyorum.
Bir ben bir de ağaç dalları biliyor şimdi yüreğimdeki yangını.

Birde...!!

Derinden Sesleniş


Free Cursors

Sevmek ama "seni seviyorum"diyememek nasıldır bilirmisin ?
Her zaman duygularını dile getirememek , içine atmak,
Gözlerinin derinliklerinde boğulup dudaklarını mühürlemek nasıldır bilirmisin ?

Artık bekleme ,mazide kaldı a o süslü sözler...
Ama mezara kadar unutulmayacak o masum gözler.
"Gözler kalbin aynasıdır"derler ama ben hiç inanmadım
Kalp ne kadar katıysa , gözlerde bi okadar masum sende anladım.




Bin kere ölüp bir kere dirilememek nasıldır? demişmisindir acaba ?
Nerden diyeceksinki senin gibi vicdansız çıkmışmıdırda karşına!
Bir kere başını ellerinin arasına alıp,
"Ben nasıl bir insanım"diyebilecek özeleştiri sahibimisin acaba?

Sen bir kere bile gözlerini göstermeyecek olsanda,
Arkamdan beddualar yağdıracak olsanda,
Beni bu sessiz ve karanlık gecelerde yalnız bırakmış olsanda,
"Sana hayatında mutluluklar dilerim"diyecek kadar merhametliyim...

Yemini hiç bozmadım


Free Cursors


Beni anlamaya çalışma sevgilim, seni sevmekti güzel olan, sen asla olamadın...
Kalbimi koyup bir kafese minik ellerine bırakmak...
Sıradan basit cümlerle sana olan zaafımı anlatmaktı güzel olan...
Saatlerce dalıp dalıp gitmek gözlerinin buğusuna...

Sen değildin güzel olan... Sana çıkan yolları ezberleyişim, koşar adım gelişimdi her defasında...
Güzel olan kokunu anlatacak kadar güzel bir kelime bulamayışımdı...

Sırf sen kalasın diye yanımda, herkesten uzaklaşmamdı güzel olan...
Seni herşey yerine koyup, herşeyimi kaybetme endişesi ile sarılmamdı sana...

Bu suskunluğum, bu küskünlüğüm mirasıdır gözlerinin

Hala unutmadım göğsümde hatıralar..

Yemini hiç bozmadım

Sen git başımdan diyene kadar...

Günlerden sendeyim ben...


Free Cursors

günlerden sendeyim ben...



Günlerden bir gün,
sen geceydin ben dilenci,
aşk toplardım arka sokaklarından,
azığım artığındı birnevi!
günlerden bir gün,
sen gündün ben gece,
ışık satın alırdım senden çoğu zaman,
sen doğardın ben boğulurdum aydınlığında,
elektrik tellerine takılırdı şeytan uçurtmam.
günlerden bir gün,
sen daimiydin ben kimi zaman,
devrik cümleli bir şiirdin sen,
ben cümlene mülteci bir kelime,
kipim -nedense hep- geçmiş zaman...
günlerden bir gün,
sen asal bir sayı ben bol kesirli bir bölücü!
sen yagmur damlaları gibi ardaşık
ben eksiler kümesi;
sıfıra yaklaştıkca sana daha yakın olan...
günlerden bir gün,
sen 3 sen 5 sen 7...


ki en çok çift rakamları severdim ben hani,
ne de olsa çift rakamlar birliktelikten doğardı ya hani!..
ama en çok 7ydin sen...
ortak paydamız 3/7
günlerden bir gün sen kağıttın ben kalem...
üzerine yaptıgım her karalama temize çıkarırdı beni.
seni karaladıkça aydınlanırdım ben, hayat beni ödüllendirirdi...
günlerden bir gün,
günlerden birdin sen
günlerinden heptin, günlerden hiç...
günlerden bahardı adın senin,
günlerden gülüş...
günlerden 1din sen,
seni sana çarpsam her daim çıkan sonuç sen.
günlerden ben?
ben hala sırıfın peşindeyim...
ramağında soluklanıp
bildiğim bütün zaman kiplerinde,
seni seyre dalabilmek için...
günlerden sendeyim ben...

ASi-duRguN yaNıM...


Free Cursors
bırakıp qiderken; duvarda sinmi$ siqara kOkusunu,
yüreqimin sünqerLenmi$ yanıyLa soLuyorum..
mektupLarına sinmi$ o ince, o narin o naif haSretini hatırLatıyor..
ba$ını öne eqip, bir ömrü azad ederken,
o qökyüzü.. o $iir.. o ses..
bahcesinde kücük bir cocucuqun saLLandıqı o ev..
eLLerin kadar kenetLi artık ya$am qöqsüme..
eLLerini kenetLediqin kadar qücLüyüm qünLerdir..
bir cesaret imqesi, bir yasak.. bir yOkLukLa bOy öLcü$en kehanetLer aynasındayım..
söyLe bana sen kimsin.. ?
kehanetinde sürqün bir haSret..
ve sözcükLerin qeziniyor duvarLarımda..
söyLe bana.. bu qeCe, qeLirmisin.. ?





iyi oLmanın kendim icin hic iyi oLmadıqını acı farkedi$Leriminin sonuncusu oLmasını diLiyorum..
cOk uzakLardan yazıLacak satırLarım oLmadı hic..
neyse, oydu.. sOn söz neredeyse, orada söyLenendi..
ayrıLmıyordu sOn vurqunLar sOn anLardan..
iyiydim ben..
katiLLerin merhamet sahibi oLanLarından kimse can ceki$miyordu eLimde..
sıfatımı deqi$tirmeye yetmeyen bir iyiLik..
kötünün iyisi..
deqiLdim..
hicbir $eyin tamı oLmadım ben..hep eksiktim.. hep fazLa..
oturmadım hicbir hayata.. qeL qecti hayat..
deL qec..
varLa yOk arasıydım.. qöreceLiydim..
her $eydim.. ve hictim..
kimseye deqmeyecek acıLar biriktirip kimseye deqmesin diye kibir bürünendim..
iyiydim ben..
qeLse dayanabiLirmiyim diye kendimi i$kenceye cekendim, qitmeLeri cOktan unutmu$..
heSapLayıp.. böLüp, carpır, cıkarıp adı oLmayan zamanLara hebamı etmeLiydi anıLarımızı.. ?
onLar qiBi.. ba$kaLarı qiBi.. onun ka$ı bunun sacı diqerinin qözü..
oLSam..
heSabı karı$tırıp, hep kendimi kendimLe carpandım..
Tanrı´nın kusursuz heSabıydım..
ben..
iyiyim..
karar vermek cOk zor biLiyormusun..
sevqiLi..
ya, sensizLikLe doLu her $ey..
ya da.. seninLe doLu her $eyden yOksun bir ya$am..



FREE service provided by MusicWebTown.com

Get your own Chat Box! Go Large!
  • Image Hosted by ImageShack.us