fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bilmem hangi saatindeyim zamanın


Free Cursors



Bilmem hangi saatindeyim zamanın

Belki bir gecedir sensizliğin şafağına gebe kalmış
Belki de gündüzün en kalleş görüntüsüdür

Her bir tarafa isyanımın

Baş gösteren ahı sarılmış

Çek çekebilirsen yüreğini

Kır kırabilirsen…

Varlığın içinde yokluğun o rezil tarafını yaşamak
Her adım atışımda yalnızlığın o ağır yükünü taşımak
Depremlerin en korkuncudur bedenimde
O an çöker gözlerinin o dağ yeşillikleri
Issız ve sessiz ovalara dönüşür
ve farkında olmadan bakışlarımda dans eder
Bırakılmışlığın solgun halleri…

Aşka âşık olmanın güzelliği solar bir anda
Sevinçler biter sevdalar batar
Hüznün makanında söylenir ayrılığın türküsü
Ya bir “gülpembe” olur Barış diliyle
Ya da bir kekilli havası eser en aykırı tarafından
“Ben böyle dünyaya tükürürüm” der

ve çeker gider o korkusuz haliyle…

Sevdaya sevdayı anlatmanın
Hiçbir önemi kalmaz artık
Yüreğe aşkı saklamanın da gereği yok
“Yalan karışmış sevdaya, kır kilidini beni azat et”

Diyen şarkıcının feryadına dönüşür her şey…
İşte sen! Böylesine bir sahtekârlığın
En soğuk olanını koydun ellerime
Umursamazlığınla yaktın o her şeye rağmen
Umursadığım, önemsediğim sevda şiirlerimi
Her satırını yangınlara dönüştürdün
Ateş olup tutuşturdun dizelerimi
Kimliğimdeki beni tanımaz oldum sayende
Kabına sığmaz eşkıyalar gibiyim sanki…
Ama sana inat!..
Tutsaklığın değil kendisi
Bütün harflerini sileceğim kitabından
O yalancı sevdanı vefasızlığına bırakacağım
Yeni umutlarım ve yeni sevdalarımla dolu
Bir dünya kuracağım kendime
İçinde özlediğin ve dilediğin her şey olacak
Aşk dersen aşk, okyanuslar kadar
Tutku dersen tutku, canıma kadar
Yalan yok, riya yok
ve öylesine bir dünya olacak ki bu
Sevmesini bilmeyene sevmeyi öğretecek kadar…

Bu yazıya yorum yap



FREE service provided by MusicWebTown.com

Get your own Chat Box! Go Large!
  • Image Hosted by ImageShack.us