Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Yazılar

Aşk Mutluluk Senin Saatlerinde


Free Cursors

 Aşk Mutluluk Senin Saatlerinde


Gözlerin bir ışık gecemi aydınlatan
Sözlerin ruhuma işlenen bir mühür
Şaçların inceden düğümlenmiş kalbime
Kokun sanki bulunmaz çiçeklerin özünde kışkırtıcı
Kalmasaydım yoklugunda bu uzak sehirde sensiz

Hasret bir kördüğüm geleceksin ya bu derin avuntum
İnan seviyorum seni sende vefalı yarim benimsin
Sensiz dünyayı istemiyorum ruhum sana kenetli
Sen benim en tatlı ruyam geceleri sızım sızım hayalin vuruyor
Dalgalarıyla sürüklüyor benide apansız sana tutuluyorum
Düşümde adını sayıklıyorsam duygularımdan geçip
Ben seni düşünmeden uyuyamıyorum
Ben seni düşünürkende bazen uykularım kaçıyor
Tutuşuyor özlemle gözlerin ruhula gel bu aşk bizim olsun
Tesellim ol yarınlara ben benden cok sen senden dusunceli

Aşk mutluluk senin saatlerinde
Sevgi yakınlık benim hasretimde
Sarıldıgım tenin bu geceye uzanıyor
Sesin yakından uzaga duygularım
SENİ SEVİYORUM YARGISIZCA
Sana kavustugum gun hayatımdakı en mutlu gunu
Şimdi yanımda bir sevgin bir kokun birde ruhun var
Kapılarını sonsuzluga kadar sana acmıs bir kalbi
Senelerce yanında olsam bıkarmıyım sanıyorsun
Daha cok kenetlenırız yarınlara seninle daha başka olurdu dünya
Sensiz de seni yaşıyorum sevgini duydugum halde özlemdeyim
Düşündügüm gerçegim işte böyle çok seviyorum seni bebeğim

Ask mutluluk senin saatlerinde sevgili

Yaz Bitti..!!


Free Cursors


yazın bittiği her yerde söylenir

söylenmeyen şeyler kalır geriye

ve sonra hiç bir şey olmamış gibi

ağır usul bir hazırlık başlar

uykuya benzer yeni bir mevsime

orda burda ev içlerinde kır kahvelerinde deniz

kenarlarında

incelen yazın akşam esintilerinde

zaman usulca sıyrılır aramızdan

ta içimizde duyarız gelecek günlerin geçmişini

başka ne gelir elimizden

büyük bir uzaklığa gülümseyerek

geçiştiririz

ıskaladığımız şeyleri

yatıştırıcı rüzgarlar

dışa vurur içimizdeki lodosu poyrazı günbatımlarını

saklar bizi

gözlerimizdeki hüzne dinginlik adını verir

seni iyi gördüm diyenler

biz de iyi hissederiz kendimizi

elimizden başka ne gelir ki..

köşe başları akşamüstleri kokular

tozar gider zamanın boşluğunda

karışır anıların kuytu belleğine

belki sonraları bir gün

hatırlanır aynı kederle

yazın bittiği her yerde söylenir

söyleyenler inanır bir şeylerin sahiden bittiğine

yaz biter

eskir geceler serin hüzünlü

yeni mevsime hazırlık: ömrün teyel yerleri

bir yanı telaş bir yanı ürperten yaz sonu ikindileri

çıkarır sizi dalgın derinliğinizden

yaşadığınızı duyarsınız teninizde

bir zamanlar okumuş olduğunuz kitapları özlersiniz

sıcak odaları beyaz temiz yastıkları

ahşap panjurları

yaz bitti

bitmeyen şeyler kaldı geride

yaz bitti

yaz bitti

yüksek sesle söylüyorum bunu kendime

her yerde söylendiği gibi

yaz bitti

yaz bitti

hiç bir şey hiç bir şey

hiç bir şey

yalnızca üşüyorum şimdi..

Son Sevgimi de Sana Yolluyorum...!!


Free Cursors

son sevgimi de sana yolluyorum...
süslü bir zarfı yok!...
gönderilenin adı yok!...
içinde elle tutulacak bir hediye de yok!...
bir tek adres doğru!...
hadi şimdi harcadığın bir sevginin daha altını imzala!...
bütün yaşanmışlıklardan geriye kalan işte...
sevmekten vazgeçen bir yürek oluyor sonunda...

şimdi mühürleri istediğin yere vurabilirsin!...
bak!
  atmıyor artık!..
 savaşmıyor!..
 beklemiyor...
çırpınmıyor!...
  konuşmuyor!...
sevemiyor!....
yani anlayacağın;
şimdi istediğin kadar beni yokedebilirsin!..

Siyah Çerçeve


Free Cursors

Sabaha çok uzakken uyandım uykudan.

Duvarda asılı siyah çerçeveye hapsettiğim resmine baktım. Kısılıp-kısılıp parlayan gaz lambamın ışığında. Her ışık yansımasında bir görünüp bir gidiyordun.

Yine sen ve yine yüzün. Gözlerinde hüzün vardı susmuştun konuşmuyordun benimle. Belki yüreğin yetmiyordu anlatmaya içinden geçenleri.

Sen sustukça içimde isyanlar patlıyordu. Yüreğimde geceyi ateşe verip ışığıyla karanlığın içinde ki seni izliyordum.

Histeri nöbeti geçirircesine ağlıyordum tutamıyordum gözyaşlarımı artık. Kendi kendime tekrarlayıp duruyordum hıçkırırken.

Yüzüme baksaydın bir kere aklımdan geçenleri fark edebilirdin. Hani belki elimi tutsan iyice hissederdin.

Neden susuyorsun neden

Konuş haydi benimle.

Gitmeliydim. Hemen gitmeliydim odam dağınıktı toplamaya zaman yoktu.

Senden gitmem kaçmam gerekti. Zaman donmuş gibiydi kapıdan çıkmama ramak kalmışken resmine baktım yine. Hayret

Sanki bir şeyler söylemeye başlamıştı.

Siyah çerçeve konuşuyordu senin yerine. Sen susuyordun. O anlatıyordu senin içinden geçip de diyemediklerini. Yaralarını küskünlüğünü o güne kadar senden hiç duymadığım ayrıntıları anlatıyordu.

Gidersem çok yalnız kalacağını beklemem gerektiğini.

Eğer gitmekten vazgeçip kalırsam bu sabah ezan vaktine yakın benimle senin konuşacağını söyledi.

Bekle dedi. Gitme. Lamban sönene dek bekle

Geri dönüp oturdum yatağıma. Bekledim. Kaç saat geçti.

Gözlerimi dikip dudaklarına bakıyorum. Hani neden susuyorsun

Bak ezan da okundu... Ne olur bir kerecik sözünde dursaydın.

Bir gecem daha zehir oldu ömrümde.

Bu doğan gün de zehir olacak seninle...

ÖRT YALNIZLIĞIMI..!!


Free Cursors

ÖRT YALNIZLIĞIMI

ölü bir sessizliğe benzeyen gecede

içime batarken özlemin
yalnızlığımı ört
üşüyorum

güneşin
karanlığa mahkum olduğu saatlerde
korkularını emzirirken gece
boş sokaklarda rüzgar kol gezer

şafak
ufuk çizgisinde doğumu beklerken
ve bir mor yağmur başlamışken dağlardan
bu yaban kentin
girilmez sokaklarında
ruhum hala sorguya çekilir
yalnızlığımı ört
üşüyorum

Atila IŞIK

"Yagmur Yuzlum"


Free Cursors

Gözlerinin büyüsüydü beni vuran ilk "Yagmur" taneleriydi kalbimi saran...bakislarindi kalbimi oksayan...gözlerinin büyüsüydü beni vuran... "Yagmur Yuzun" ve masum gülüsündü... kalbimi calan ve teslim alan...gözlerinin büyüsüydü beni vuran...bir ruzgar gibi gelip..gizlice dönmendi...masumca gülüsemendi... gözlerinin büyüsüydü beni vuran...

Karanlik beni bogup cirpinirken...golgeler etrafimi sararken...geceler uzayip nefes alamazken "Yagmur" yuzundu beni buyuleyen...yasamim izdiraba donusurken iskence sesleri arasinda...biliomusun iskence zamani zaman kendini unutturuyor...


artik karanliklardan cikmak istior yurek sessizce...zaman daralior bedenimdeki Misafir`e...bir an gelior zaman Cigliga donuyor...bir zaman ise Sessizlik Cigliga donuyor...derken "Yagmur" yuzun aklima gelior bir sis perdesi gibi gozlerime cokuyor...tipki kucucuk bir kizin kocaman gozlerinde bulutlarin daglara sesszice cokusunu gormek gibi...hayranlikla izliorum..."Yagmur Yuzlum"...

Yurudugun yollarda hergun ardina bakmak..yada huzunlu bir tepede tek basina kalip.. gozlerini kapayip yuzunu semaya dikip yagmurun tanelerinin yuzune dusmesini beklemek nasildir bilirmisin...

unutma...! dusen her "Yagmur" tanesi sevginin resmidir...

Gittiğin yağmurlarla gel..!!


Free Cursors

 Gittiğin gün dışarıda yağmur yağıyordu hala dün gibi aklımda gidişin.. Seninle neler yaşamıştık oysa ne güzel günlerimiz, anılarımız ve sevinçlerimiz vardı.. Neydi birden seni böyle benden uzaklaştıran hala bilmiyorum.. Bildiğim tek şey var oda yağmurlu bir gün gittiğin.. O gün hala dün gibi aklımda ne zor gelmişti bana ne ağlamıştım ne isyan etmiştim..

Her yağmur yağdığında içimden diyorum bunlar beni terkedenin geride bıraktığı gözyaşları onun uğruna akıttığım saf ve sevgi dolu gözyaşları ama o kıymetini bilemedi bazı şeylerin o gitme taraftarıydı ve gitti de sonunda..

Beni terkettiğin gün kısık sesle bir müzik çalıyordu o anı hiç unutamıyorum sanki bir tesadüftü ama ilginç bir tesadüftü o gün çalan parça ;"Gittiğin yağmurlarla gel.." diyordu o an birçok şey film şeridi gibi gözleriminin önünden geçti.. Ve birkez daha gözlerimden yaşlar ve yine dışarıda yağmur yağıyordu.. Her yağmur yağdığında belki gittiğin gibi yağmurlu havada gelirsin diye ümit etmiştim ama gelmemiştin zaten beni hiç yanıltmamıştın.. Artık geleceğinden ümidimi kesmiştim ve müziği son ses verip yağmur dinene kadar dinleyip ağladım..

Ve şimdi yine yağmur yağıyor dışarıda ve yine aynı müzik çalıyor.. Bu satırlar ise şimdi dökülüyor acele ile telaş ile belki yağmur dinmeden gelirsin diye.. Ama yine gelmedin gelmedin gelmedin..

Ve son sözleri mırıldandım resmine bakarak ;

Geldiğin vapurla hasretim döner
Geldiğin yağmurla yangınım söner

Ağırıma gidiyor sensiz geçen günler
Yüreğime kazınmış o güzel gözler

Gittiğin yağmurla gel
Küskünüm yağmurlara
Gittiğin yağmurla gel
Böylesi daha güzel..

Benden bu kadar kal sağlıcakla.. Zaten yağmur da dindi parça da bitti aynı "Sen" gibi..dindi parça da bitti aynı "Sen" gibi..


HAYATTA İKİ ŞEY GERİ ALINMAZ!


Free Cursors

 Hayatta geri alınamayacak iki önemli şeyden biri zaman diğeri de söylenen sözdür .. Aşağıdaki anekdot bu iki değeri bir arada ifade ediyor .. Evin telefonu sabaha karşı üç buçukta çaldı.
Uyku sersemi adam telefonu açtı.
Telefondaki ses annesine aitti.
Telaşlandı, korktu başlarına bir şey mi gelmişti?
Annesi 'nasılsın oğlum iyi misin' diye sordu.
Oğlu şaşkın bir ifadeyle 'iyiyim anne hayırdır bir şey mi oldu siz iyi misiniz?' dedi.
Annesi 'biz iyiyiz bir şeyimiz yok sadece sesini duymak istedim' dedi.
Oğlu da 'anne bunun için mi aradın saat sabahın üç buçuğu yarın da konuşabilirdik' deyince annesi de 'rahatsız mı ettim oğlum?' dedi.
Oğlu 'evet anne rahatsız ettin' deyince annesi
'30 sene önce sen de beni bu saatte rahatsız etmiştin, doğum günün kutlu olsun...

 

Ne tarif edilmez bir duygu bu...İçim acıyor...!!


Free Cursors

İçim acıyor...Ne tarif edilmez bir duygu bu...Yerini belli edemiyorum..."Sol yanım" diyemiyorum mesela...İçim işte...Her zerrem, her nefesim...İçim acıyor, dayanamıyorum..Nasıl tarif edilir bilmem ki... Hem tarif etmeye gerek var mı ki.. "İçi acıyan" anlar ancak bendeki bu hali...

Gökyüzüne bakıyorum...Hilal çıkmış bu akşam...Ama her zaman karşısındaki yıldızı kollarıyla sarar gibi duran hilal, bugün sırtını dönmüş yıldıza...Hilal küskün, yıldız üzgün...Sanki onlar bile beni anlatıyor,onlar bile halime tercuman...Bu ıssızlık, bu yalnızlık ne yaman!...Ne çöle benzer halim, ne okyanusa...Hani okyanus çöle yağsa belki çiçek açar da, bir ot bile yeşermez gönlümün umut dağında...

Bitişleri içiyorum yudum yudum...Elimden gelse, becerebilsem, bir gün boyu uyurdum...Uyur ve unuturdum...Lakin olmuyor, uykular firari...Geceler,bitmek bilmez karanlık, bir ânı asır misâli...Sabah olsun diye yalvarıp duruyorum...Hayallerimi gecenin bağrına dolduruyorum ve şafak sökmeden hepsini vuruyorum...Güneş doğuyor ,lakin gönlüme değil...

Kalemi elime almışım farkında olmadan...Bakıyorum ki yazmaya başlamışım...İstemiyorum...

Kendi ırmaklarım, kendi içime çağlasın artık

Kendi bendlerimi yıkayım

Hasretlerim yaralarımı dağlasın

Kendi gözlerime bakayım

Ve gözlerim halime ağlasın

Kendi şehirlerim viran olsun

Kendi kendime öleyim

Kalemim kendimce sussun...

Günaydın...


Free Cursors

Bu gün Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
Yarım saat erkene kurulsun saatin
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
Pencereyi aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin
Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin
Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart
Çek kızarmış ekmek kokusunu içine
Bak güzelim kahvaltının keyfine..
Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis, önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin
Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile Sonra koş git işine, dünden, önceki günden, hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla, ohhh şöyle bir hafifle
Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de
Hiç işin olmasa da öğle üzeri dışarı çık
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa
Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al..
Sonra, şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı, sen çok darda iken kimler seni ferahlattı,
hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?
Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak..

Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun..
Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
Saklama tabakları, bardakları misafire Sizden ala misafir mi var bu dünyada
Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil
şöyle keyifle keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..


Gece evinde, dostların olsun
Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun..

Arkadaşım, hayat bu daha ne olsun?
Ama en önce ve illaki sağlık olsun!.

 



Get your own Chat Box! Go Large!
  • Image Hosted by ImageShack.us